Photobucket
Yokluğunda odamın fersiz ışığına sığınıyorum
Lambada titreyen alev ürkütüyor beni
Olumsuzluk çıkmazında ellerim duada
Dönmenin imkânsızlığı günahkâr kılıyor beni
Özlem yürekte çığlıklarda, dilime ulaşmakta
Belkiler bedenimde belde, belde yayılmakta
Düşüncelerim beni hasta sayıp yatağa bağlıyor
Yaşanmışlığımız dönmeni imkânsız kılıyor bende
Bir avuç umut yutuyorum gözü kapalı
Kendimden geçiyorum karanlık göz kapaklarımda
Sabahın boz mavisi ayıltıyor beni
Yokluğun umutlarımı yakarcasına mavilerimi kızıl kılıyor
Bir kar tanesi gibi düşüyor kirpiklerime hayalin
Gitmek mi zor kalmak mı der, ağlar gözlerim hayaline
Ölmek mi zor yaşamak mı diyerek hayalini urgan yapıyorum
Hayalinin ömrünü az kılıyor kar tanesi
Hasretin kızgın çöllerindeyim, adımlarım özlemine gömülüyor
Tek bir umudum kaldı elimde, bir yudum suyla mataram
Çatlamış dudaklarıma dayandı bir yumruk canım
Döneceğinin umudu beni yaşar kılıyor
Kızgın çöllere kar yağar mı sevgili?
Belki de ben bu imkânsızlığa duacıyım
Bir kar tanesine razı oluyorum tüm nefesimi adayarak
Bir kar tanesi yeter miydi sevgili, yangınlarıma?
Bendeki sevdan, böyle delicesine beni ihtimali kılıyor
SELMA KOÇ

2/3/2009 -

Kategori: siirlerim

 


ÇÖĞÜR
Sevgiyi nasıl tanımlayabilirdim?
Sevgiye bir isim koy diyorum yüreğime
Öyle bir isim olsun ki sevginin bütün dallarını toplasın gövdesinde
Önce dallardan başlamak yanlıştı belki de
Hani doğanın kanunu önce tohum, gövde,
Sonrada dallar yayılır ya
Belki de tohuma bir ad koymalıydı yüreğim

Ama dalların en ucundan başlıyor taramaya yüreğim
Gövdeden uzaklaşmaya başladıkça dalların gitgide inceliği
O kadar narin oluyor ki, sert bir dokunuşta kırılacakmış gibi
Yaratanın emriyle rüzgârın okşadığı gibi okşamalı
Evet! İşte o an bir kelime iniyor yüreğimden dilime
( Merhamet)
Tomurcuğun adını koyabilmişti yüreğim! Sevgi yaratanın yeryüzünü
Saran merhameti gibi çöğürleri beslemekti

Merhametsiz sevgiler nasıl beslenebilirdi ki?
Ve yâda o narin kırılgan dallar merhametsiz
Dokunuşlara nasıl dayanabilirdi ki?
Merhametle beslenemeyen sevgiler nasıl yeşerip
Çiçek açabilirdi ki yüreklerde?

Evet, benimde dileğim yaratanın avuçlarıma bıraktığı merhametimle sevmek,
merhametli avuçlarımla sevgilerime dokunabilmek.
SELMA KOÇ

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/2/2009 - hep söylerler

Kategori: siirlerim

 





 

Umutlar kırılıp, suya duşmesi hayaller.

Kanımla yıkasam da yüreğimi, ellerimi kanıma daldırsam da, gözyaşlarımla ellerimi yıkayıp umutlarımı düşlerimi avuçlarımda semaya yükselttim.

Vazgeçmedim onlardan hayatın urganında ölsem de, zaman zaman onları nefesimden ödün verip yaşattım. Yaşamımın resmini çizemesem de, onları beynime yüreğime neşterle kazımışım, elbet bir gün yaşam portreme çizeceğim yeminlerime ant içerek.

Susuz boğulan balığın yalvarışımıydı değerler.

Ben değerlerimle kişiliğimi çakmışım mıh gibi bedenime.

Değerlerimle süslemişim hayatımı, ben değerlerimle can vermişim fikirlerime. Değerlerimle adımlamışım arkadaşlığımı, dostluğumu, sevdalarımı, ben değerlerimle kalıplaştırmışım sevgilerimi, nefretlerimi.

Değerler, sevgiler desem de yinede konuşurlar, hep söylerler.

Hep söylerler bakar bakar görmezler, büyük değerler peşinde koşarlar ama bilmezler ki aslında o değerleri ayaklarının altında ezerler.

Paranın miktarı, artık hayatta sevilenler

Liralarla harcanan sevgileri yüreğimin hazinesiyle satın almışım, para neymiş deyip canımla yaşamışım sevgilerimi.

Sevgimi ekmeğime katık sayıp, en değerli hazinem olan yüreğimde sevgilerimi kutsallaştırmışım. Tapınağım fakir evimde zengin sevgimdir. İnsanın en değerli hazinesi yüreğidir.

Sevgidir, desem de, yinede konuşur, hep söylerler.

Sessiz çığlıklarım, duvarları delerler.

Onca yığılı umut dolu koynunuza bir kibrit çakar, adını da öğüt koyarlar. Sevgi çığlıklarınıza aldırmaz, gamzeleri alaya dönüşür, akıl sıralarlar. Yürekteki çığlıklar duvarları deler, nice göğüsler gözyaşından sırılsıklam olmakta desem de, hep söylerler.

Kalem kâğıt, nedir derler, bilmezlerki onlar benim efkârımı devirir, asabi gönlümü çevirirler.

Dost olur sevgilerimi tetiklerler. Kederlerimi dinler, hayatımı seyirler, sevgilerimi dizeler, duygularımı şiir ederler.

Aşkıma nakarat yazar, şarkı ederler, benim dilimden dinlerler.

Hayatıma roman yazıp, yaşantımı dile getirirler.

Kalem kâğıt nedir derler, bilmezler ki onlar benim efkârımı devirir, asabi gönlümü çevirirler.

Dedim ya dostum hep hep söylerler
SELMA KOÇ

.
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/2/2009 - korkularımız

Kategori: denemelerim

 


Korkularım

Yüzleşmek istiyorum bir anlık hasretin o soğuk poyrazı esince yüreğimde, kendimden dahi sakladığım korkularımla. Karanlığın sarmaladığı, cesaretsizliğimin uç sınırlarında olan, yaklaşmaya dahi ürktüğüm korkularımla. Bir tek, nadiren dinlediğim güçsüzlüğümün eşiğinde dürtülerimle dalmak istiyorum korkularımın dalgalarına. Alabildiğine yaşamak istiyorum korkularımın üstüne üstüne yürürcesine, dalgaların yüzüme ardı ardına indirdiği tokatları. Oysa yenilgilerimle ıslanarak dönecektim yenilgilerimi kendimden dahi sakladığım karanlığı yok sayan yaşamıma. Bir kez daha yenilecektim korkularıma. Yenilmekte bir korkuydu benim için, ondandı belki de bu kaçışım, ondandı belki de karanlıkları yok sayışım. Her kaçışımda, harcadığım gözyaşlarımın şahidi olan gözlerim, aynada yakama yapışıp hesap soracaktı benden. Hangi mazeretimden dolayı gözlerim bağışlayacaktı beni bilmiyorum ama bir şey vardı emin olduğum, gözlerim kadar yüreğimde şikâyetçiydi benden. Avukat tayin ettiğim sevgimin savunması yetersiz kalıyordu, dürtülerimin parmaklıkları arkasından kurtulmama. Her korkularıma gidip gelişlerim ertelenmelerle son buluyordu, her bir ertelenme bir ertelenmeyi daha getiriyordu.

Bir gece gözlerime düşen gecenin karanlığıyla kendimi yine korkularımın eşiğinde buldum. Odamın fersiz lambası yetersiz kalıyordu gecenin karanlığını aydınlatmaya, yüreğimin bamteline inceden vuran müzikte yetersiz kalmıştı gecenin sessizliğinde. Adlandırılmamış korkularımın kucağında buldum işte kendimi.

Yani sevgiliye hasretin o ince çizgisinde yürür buldum kendimi.

Matem tutmuş gözlerim dilim yasta. Adını konduramıyorum unutuluşun tozlarına, yani zaman denilen tünelin her kapısını çalışımda, adını konduramıyorum unutuluşun tozlu raflarına. Gönül harabe, gönül viran, yani gel diyorum yağmur yağsa da ıslan da gel diyorum. Ben seni çok seviyorum. Bak buralarda yağmurlar kurumakta, daha saçlarımın tanesine düşmeden yokluğunun kuruttuğu gönlümde kurumakta yağmurlar. Sensiz sabahları karanlık buralarda, yani sabahlarda beni serseri gecelere bağlıyor karanlıklarla kundaklarcasına. Korkuyorum sevgili, hiç gelmeyeceğin düşüncesi tırmandırıyor beni korkularımın zirvesine. Yani sevgili yokluğun korkuların en büyüğü.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

16/2/2009 - SİZDE YÜREĞİNİZDEKİ BİR ÇIĞLIĞI YAZIN BANA

Kategori: siirlerim

SİZDE YÜREĞİNİZDEKİ BİR ÇIĞLIĞI YAZIN BANA

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/2/2009 - SEN

Kategori: siirlerim






SEN SEN...

Aşk çılgınlıktır, bir oyun oynayalım deyip başrolü yazdın bana

Bilemezdim ki sevgili, yürek gerçekleri oynamaktaymış

Oyun bitti deyip gittiğinde, bu yürek tekrar tekrar oynatıyor o rolde beni

Gel gör şimdi!

Günlerime âmâ gecelerimde oyunlardayım.

Ah be sevgili ben senin gibi hayatın çılgınlık tarafına hiç geçemedim ki

Aşk oyununa takılı kaldım, hayatım takıntılardan ibaret oldu

Bir beyaz mendildi elimde kalan, gözlerime bağlayıp çözdüğüm

Bak şimdi ne haldeyim!

Takıntımda sen, hayatımda sen oldun sevgili.

Bazen da hayıflanıyorum sana bütün çaresizliğimle, tüm gözyaşlarımla

Kör ebe oynayalım dedin sevda denilen şeyi bağladın gözlerime

Sonrada sırra kadem vurdun sevgili, yüreğimi avuçlarına bırakamadan

Gel gör ki şimdi,

Seni ben yüreğimle arıyorum sevgili.

Belki de kendime kızmalıyım, inanıp kapılışıma hayıflanmalıyım

Yenilgiyi kabul etmeli, bir beyaz mendil sarmalıyım kanayan yüreğime

Ama gel gör ki yüreğime söz geçirememekteyim,
gözlerime bağladığın o beyaz mendile bir damla kan bulaştırmadan, asi yüreğimle bekliyorum

Olurda bir gün!

Oyuna devam etmek istersin diye sevgili.

Kendimi kederimin urganına bağlıyorum seni unutabilmek adına

Bir kez daha gerçeği oynuyorum, kederimde sen urganımda sen oluyorsun

Öldürüp ellerinle yıkıyor, sonrada dönme ihtimalinle yaşatıyorsun

Bak şimdi nasıl yaşıyorum!

Soluduğum nefes dahi sen oluyorsun sevgili.

Seni ben en kırılgan yanımla sevdim, en sabırsız yanımla istedim

Bilemedin mi ki sevgili bu terk edişin hayatımı darmadağın edişti

Kanımı akıtırcasına bileklerime vurulmuş neşterdi

Gel gör ki şimdi

Dağınıklarımla seni sayıklıyorum.

Yüreğim kanıyor kanıyla yazıyor en güzel duvarına adını

Gözyaşlarımı akıtıyorum avuçlarıma, avuçlarımda yıkıyorum yüreğimi

Gözyaşlarımda boğuluyorum nehir gibi, çağlayanlara sürükleniyorum

Sen sen diye asmadan bir köprü kuruyorum ihtimallerimle

Islak bedenim tırnaklarıma dayanırcasına, sana tırmanıyorum

Kelimelerim bana asi,

Mülteci yüreğim sen sen diyor yumruğu havada.
SELMA KOÇ

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->







Adım adım ilerliyorum olmayışının çılgın su dalgalarına,
masmavi denizlerde boğulurcasına.
Denizlerin derinliklerinden inci taneleri avuçluyorum,
yokluğunda boğulmaya alışırcasına.
Koyu mavilerden açık mavilere yol alıyorum,
seni yitirişimde solarcasına.
Sonrada bembeyaz bulutlara yükseliyorum,
bana döneceğinin ihtimallerini çoğaltırcasına.

Marc Levy

ANA MENÜ

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

KATEGORİLERİM

SON YAZILARIM

Başlıksız
hep söylerler
korkularımız
SİZDE YÜREĞİNİZDEKİ BİR ÇIĞLIĞI YAZIN BANA
SEN

ONLİNE SAYAÇ

HERKEZİN YÜREĞİNDE BİR SESSİZ ÇIĞLIK VARDIR. SİZDE YÜREĞİNİZDEKİ SESSİZ BİR ÇIĞLIĞI YAZIN BANA



CBOX



MÜZİK

ARKADAŞ BANNERLERİ

http://kiana.blogcu.com.

ARKADAŞLARIM

Blogcu Yardım
papatya68
murat hunkar
kiana
1demethuzun
(...........................) (...........................)
gülnaz hasköy
vuslatimsin
dantelce2
yeryuzumelekleri
lalezar1
artrist06


Copyright

Template by DreamsGraphic



Hosting:
Splinder

BLOGCUYA UYARLAMA

KİANA